|
Zekiye Nenem mezardan çıksa, şaşkınlıktan şoka girer, yeniden ölürdü.
O’na 102 subay hakkında yakalama emri çıkarıldığını anlatamazdım.
Bilim insanlarının, gazetecilerin, terörle dağlarda savaşan paşaların, subayların zindana atıldığını anlatamazdım.
Zaten Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan’ın da Başbakan olduğunu hiç anlatamazdım.
Hele yabancı devlet adamları ile bizimkilerin aile fotoğraflarında tesettürlü first ladylerin bizimkilerin eşleri olduğunu,çağdaş görünümlü bayanların ise, arap olduklarını hiç mi hiç anlatamazdım. O tablodakilerin bizim yöneticilerimiz olduğuna Zekiye Nene’mi inandıramazdım.
Zekiye Nenem düş gördüğünü sanır, küçük parmağını ısırırdı.
Düşünüyorum.
Kocaman bir Türkiye fotoğrafı kurguluyorum.
Bu fotoğrafın gerçek olabileceğine inanamıyorum.
Bütün tersanelerine girilmiş, bütün kaleleri zaptedilmiş.Fabrikaları yağmalanmış.
Millet fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş, hiçbir şey düşünemez, plan yapamaz hale gelmiş.
Yarını için en ufak bir hayali yok.
Beyni tarumar edilmiş, tüm yetenekleri köreltilmiş.
İşsiz, güçsüz, umarsız.
Böyle bir ortamda oylamaya gidiliyor.
Evet diyen de, hayır diyen de nedenini tam açıklayamıyor. Neyi oylayacağını anlayamıyor.
Bu çilekeş halkın sadece bir şeyi bilmesi yeterli.
Bu son şans.
Gözünü hırs bürümüş, sağduyusu yitmiş bir iktidar, durmadan saldırıyor.
Tümüyle bu ülkeyi teslim almak istiyor. Ne için?
Okyanus ötesinde hazırlanan, en uygun iktidar aracılığı ile uygulamaya konulan bir senaryoyu yaşama geçirmek için.
Bu uğursuz projeye geçit vermemeliyiz.
Sadece bunun için direnmeliyiz.
Bu pakette halkın yararına hiçbir şey yok.
Böylesine bir projeyle ülkeyi teslim almak isteyenler, yarın hesabı veremeyecekler.
Hesap vermekten korktukları için, kendi yargıçlarını atayacak önlemler alıyorlar. Bunu dayatıyorlar.
Sundukları zehri, bir takım güzel soslarla bize yutturacaklarını sanıyorlar.
Başımızdakiler gaflet ve delalet içinde. Hatta ile başlayan eki şimdilik konuşmak istemiyorum. Ama kısa bir süre sonra öyle olduğu da ortaya çıkacak.
Bu saldırganlığın önüne geçecek kudret, bu halkın damarlarında mevcuttur.
Öyle olduğunu anlayacaklar.
|